Yayın tarihi 17/11/2009 Son güncelleme 18/11/2009 07:32 TSİ
Bugünkü Fransız yaygın basınının tam manşetleri şöyle: Les Echos “Yerel Vergiler, Reformlar: Fillon Yerel Yöneticilerin Öfkesiyle Karşı Karşıya”; Libération “Belediyeciler Krizin Sınırında” ve “Obama Çin’de: Tüccar ve Dilsiz”; Le Monde “İklim: Kopenhag Zirvesini Hâlâ Kurtarmak Olası mı ?”; L’Humanité “Spekülasyon Makinesi Yeniden Faaliyete Geçti...”; Le Figaro “(Papa) XV. Benedikt 2. Jean-Paul’u Azizleştirecek” ve “Sosyalist Partisi Fırtınada: Royal’in Durmağa Hiç Niyeti Yok”; La Croix “Fransa’da Adalet, Bir Güven Sorunu”; La Tribune “Artık Fransa’da da Cep Telefonuyla Ödeme Yapılabilecek”; France Soir “Katil Köpeğin Sahibine Ağır Hapis” ve Le Parisien “(Popüler) Firara Monte-Carlo’da Son”.
Yerel Yöneticiler Öfkeli
Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin en iddialı tasarılarından biri, Yerel Yönetimler reformun içerdiği bazı maddeler, siyasi çizgisi ne olursa olsun yerel yöneticilerin pek hoşuna gitmedi. Dünden beri Paris’te toplanan Fransa Belediye Başkanları Derneği (AMF) Kurultayı bugün çok ateşli görüntülere, tartışmalara sahne olmağa hazırlanıyor. Başbakan François Fillon bizzat başkanlara hitap edecek. Gündelik basının altını çizerek vurgulmasına bakılırsa, bu tipte medyatik fırsatları hiç kaçırmayan, hatta her yıl bu kongreye katılan ve de katılacağını belirten Sarkozy Suudi Arabistan’a yaptığı özel ziyaretini bahane ederek bu yıl ortalıkta yok. Zira belediye başkanları, yöneticileri hükümetin hazırladığı yeni tasarıdan çok rahatsızlar. 4200’den fazla üyesi olan AMF’in 2000’den fazlasının hazır bulunduğu Kurultay katılımcıları iktidara çok kızgınlar.
Ekonomi günlüğü Les Echos “Yerel Vergiler, Reformlar: Fillon Yerel Yöneticilerin Öfkesiyle Karşı Karşıya” manşetiyle belediye-bölge dahil 11.000 kişilik yerel yöneticiler ordusunun iktidardan yana olsunlar olmasınlar başbakan François Fillon’u epeyce sıkıştıracaklarını vurgulamış. Ülkenin seçilmişlerini neredeyse oybirliğiyle ayaklandıran reform tasarısındaki çok önemli bir boyut mesleki vergilerin yanı sıra, adeta yeniden merkezileştirilecek yerel yönetimlerdeki il ve bölge ayrımlarını yalnızca tek tipte “Yerel Yöneticilik”e indirgenmesi ve seçilecek başkan ve encümen üyelerinin yarı yarıya azaltılması olmuş. Gazetenin söyleştiği iktidar partisi UMP Senato Grup başkanı Gérard Longuet reform tasarısını savunarak, yerel yöneticilerin endişelerinin yersiz olduğunu kanıtlamaya çalışmış.
Haberi “Belediyeciler Krizin Sınırında” sözleriyle başsayfasına yerleştiren Libération, Sarkozy’nin yerel yönetim reformuna açıkça karşı çıkan belediye başkanlarının bugün çok şiddetli tepkiler vereceğini öngörüyor ve soruyu başka şekilde soruyor: Sarkozy, kendi partisinden seçilen başkanların da öfkesini hiçe sayarak bu reformları kendilerine hiç danışmadan sürdürme konusunda inat edecek mi? Eleştirilerin başında, yerel yönetimlerin ana gelir kaynaklarından olan meslek vergisindeki reformla, vergilendirme özerkliğinin bölgelerin elinden alınması geliyor. Aynı haberi Le Figaro “Yerel yöneticilerin homurdanması: Hortefeux karşı hamleyi örgütlüyor”, şeklinde aktarmış. İçişleri Bakanı Brice Hortefeux reformu sahada, yerinde anlatacak için bir “Görev güçleri” oluşturmuş.
Adaletten Sosyalistlere Uzlaşma
La Croix’nın “Fransa’da Adalet, Bir Güven Sorunu”manşeti, yargı kurumu ile Fransızlar arasında giderek büyüyen uçurumu kapatmak için on uzmanın görüşüne ilişkin. Üst düzey yargıç, savcı ve avukatlar, Fransızları artık yargıyla barıştırmanın, kamuoyunda genel bir uzlaştırmanın elzem olduğu görüşünde birleşiyor. Hemen hepsinin dile getirdiği ortak öneri, vatandaşın yargı sürecine daha fazla dahil edilerek, belli bir gözetim ve hakemlik sorumluluğunu taşıması olarak önerilmiş.
Le Figaro “Sosyalist Partisi Fırtınada: Royal’in Durmağa Hiç Niyeti Yok” başlığıyla Sosyalist Parti’de bitmek bilmeyen güç savaşını ele almayı tercih etmiş. Ségolène Royal, geçtiğimiz hafta sonu Dijon’da toplanan bir geniş cephe buluşmasına davetsiz katılarak ortalığı karıştırmıştı. Royal partisi içinde bir yıl önce birlikte oluşturduğu “Solda Umut” hareketindeki eski “yol arkadaşı” Vincent Peillon ile yolları sertçe ayırdıktan sonra, gazeteye demeç vermiş. “Dizginleri yeniden ele almaya kararlıyım” diyerek kendi oluşturduğu hareketi artık Peillon’a bırakmayacağını açıklıyor. Gazete düşman kardeşlerin her zamankinden daha fazla uzlaşmadan uzak olduklarını belirtmiş.
L’Humanité ise para piyasalarında spekülasyonun ekonomik ve toplumsal krize aldırmaksızın tam hız geri dönüşünü manşetten eleştiriyor: “Spekülasyon Makinesi Yeniden Faaliyete Geçti...” Devletlerin ve bankaların desteğiyle, “ekonomik kâbusun” geri döndüğünü belirten gazete, devletlerin cömert yardımları sayesinde bankaların ve finansal fonların ekonomiyi yeniden canlandıracak projeleri desteklemek yerine para piyasalarında spekülasyonu tercih etmelerinin sonuçlarının krizi daha da derinleştirmek olacağı kanısında.
Çin’deki Obama'dan, Suudi Arabistan’daki Sarkozy'ye Dünya
Hemen her gazete ABD Başkanı Barack Obama’nın Çin Halk Cumhuriyeti gezisinden çeşitli haberler yansıtıyor. Özellikle de Libération “Obama Çin’de: Tüccar ve Dilsiz”, biçiminde attığı başlıkla Obama’nın Çin’de siyasi anlamda olup bitenlere, ya da hatta Yuan’ın değerindeki düşüklüğe, Amerikan ekonomisine ciddi bir biçimde zarar veren parite zayıflığına değinmekteki çekingenliğine dikkat çekiyor. Zira ABD ekonomisinin şu anda bir anlamda dayandığı devlet tahvillerinin büyük boyutlarda Çin sermayesince satın alınmış olması Obama’nın elini kolunu bağlıyormuş. Amerikalı liderin “İnsan Hakları”ndan filan konuşacak pek hali yokmuş.
7-18 Aralık tarihlerinde Kopenhag’da toplanacak “Küresel ısınma ile mücadele zirvesi” ise Le Monde’un başlığı. Gazete “İklim: Kopenhag Zirvesini Hâlâ Kurtarmak Olası mı ?” sorusuyla zirvenin başlamasına daha neredeyse bir ay olmasına rağmen, şimdiden sonuçsuz kalacağından endişeli. Zirvenin çıkmaza girmesini önlemek için Fransa ve Brezilya’nın hırslı bir inisiyatif başlattıklarını belirten gazete, geçtiğimiz günlerde Roma’da buluşan gıda güvenliği uzmanlarının da altını çizdikleri kuraklığın Kopenhag’da tartışılacak en önemli konulardan biri olacağını öngörüyor.
Le Figaro’nun iki ana başlığından diğeri “XVI. Benedikt 2. Jean-Paul’u Azizleştirecek” olmuş. Habere göre şu andaki Papa XVI. Benedikt selefi, yakın zamanların en sevilen ve tarihi bir rol oynadığına inanılan Polonya kökenli bir önceki Papa 2. Jean-Paul’u “Azizlik” mertebesine yükseltilmesi önerisine karar vermiş. Dün Vatikan’da Kardinaller Kurulu’nun onayına sunulan öneri onaylanmış. Şimdi son karar Papa’ya aitmiş. XVI. Benedikt önmümüzdeki Noel’den önce karar verirse 2. Jean-Paul 2010 yılında “Aziz” ilan edilecekmiş.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’de başka bir Kutsal merkezi, Mekke’yi içeren Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a özel bir ziyarette bulunmaktaymış. Le Figaro’ya göre Kral Abdullah Sarkozy’yi çiftliğine davet etmiş. İki lider aralarında Orta Doğu’daki sorunları konuşacaklarmış. Yapılan açıklamalara göre Fransız Devlet başkanının bu ülkeye 3. ziyareti tamamen dostluk ve diplomatik amaçlıymış.
Cep Telefonuyla Ödemeden Popüler Soygunun Sonuna
Ekonomi gazetesi La Tribune Fransa’da epeydir beklenen bir haberi manşetten duyurmuş: “Artık Fransa’da da Cep Telefonuyla Ödeme Yapılabilecek.” Yıllar süren tartışmalardan sonra telefon operatörleri, telekomünikasyon şirketleri ve bankalar anlaşmaya varmışlar. İlk uygulamanın önümüzdeki 2010 ilkbaharında Nice kentinde başlaması bekleniyormuş.
Tüm önlem ve uyarılara rağmen bazı köpeklerin ölümle biten kanlı saldırıları azalmıyor. Bugünkü France Soir adaletin artık çok sert davranmağa karar vermiş. Gelişmeyi “Katil Köpek Sahiplerine Ağır Hapis” başlığıyla duyuran gazete gerçek suçluların bu köpeklerin sahiplerinin olduğunu yazmış. Bobigny Ağır Ceza Mahkemesi dün aldığı örnek bir kararla dahya ikna edici olmağa çalışmış. 2006 yılında 17 aylık bir bebeği öldüren bir köpeğin sahibini 6’sı tecilli 12 ay ağır hapis ve 15 bin avro para cezasına mahkum etmiş.
Geçtiğimiz 5 Kasım’da eşine nadir rastlanır bir soygunun “kahramanı” Fransa’da şimdiden onbinlerce hayran yaratmış, internet ağlarında çok sayıda destekçi doğmuştu. Lyon’da ATM’lere para taşıyan bir kamyonetin güvenlik görevlilerinden biri, diğer iki koruyucu arkadaşı kahve içmek için bir kaç dakikalığına ayrıldıkları sırada, içinde 11,6 milyon avro yüklü arabayla sırra kadem basmıştı. Evi, banka hesapları dahil arkasında hiç bir iz bırakmayan Toni Musulin’in “başarılı soygunu” Fransız kamuoyunda endişeden fazla hayranlık doğurmuştu. Le Parisien “Firara Monte-Carlo’da Son” manşetiyle bu “popüler soygun”un sona erdiğini duyuruyordu. Musulin 11 günlük esrarengiz bir yokoluştan sonra, dün Monte-Carlo komiserliğine giderek kendiliğinden teslim olmuş. Saldırı, yaralama, öldürme eylemleri olmadığından 3 yıl hapis ve 45 bin avro para cezası riskinden başka pek bir tehlike taşımayan bu eşsiz soygunda kaybolan paralardan 9 milyonu bulunurken, 2,6 milyon avrodan eser yokmuş. Musulin ise paranın akibeti hakkında suskunluğunu koruyormuş.
Michel Quarez Sergisi
Paris’in en önemli kültürel faaliyetlerinden “Paris Quartier d’Eté / Paris’te Yaz Karargâhı” festivallerinin afişleriyle ünlenen, “insancıl çizer” diye bilinen son yılların en büyük Fransız grafikçilerinden Michel Quarez uzun bir aradan sonra Paris Forney Kütüphanesi’nden eserlerinden geniş bir seçkiyi sergiliyormuş. Bugüne kadar ticari bir takım süreç ve devrelerin dışında kalmayı tercih eden sanatçıya L’Humanité gazetesi bugünkü baskısında geniş yer ayırmış. 1931 Suriye doğumlu sanatçı, 1961 yılında Paris Ulusal Dekoratif Sanatlar Yüksek Okulu’ndan mezun olduktan sonra 2 yıl Varşova’da Polonya Afiş Okulu’nda okumuş. Sanatçının eserleri 2 Ocak 2010’a kadar görülebilirmiş. Daha fazla bilgi http://www.paris-bibliotheques.org/ adresinde.

Michel Quarez'in Paris "Bibliothéque Forney Kütüphanesi"nde sergilenen eserlerinden biri.
(Paris Bibliothéque)
(devamı gelecek)